20 Mart 2014 Perşembe

Babacığımın ameliyatı...


Sanki yıllardır yazmıyor gibiyim buraya. Ne zamandır da okuyamıyorum yazılanları. Pazar günü yatışını yaptık babamın. Pazartesi de ameliyat oldu. Şimdi benimle evde kalıyor. Haftaya salı günü sondasını çıkarmak için tekrar hastaneye gidicez. Pataloji sonuçları da 15 gün sonra çıkacakmış. Şimdilik her şey yolunda. Ameliyat çok iyi geçmiş. Babam da gayet iyi şu anda. Açık ameliyat olmadığı için toparlanması çok daha kısa sürecek. Şimdiden epey hareketli zaten. Babam hiperaktiftir, yerinde duramaz. Urla'da toprakla hayvanlarla uğraştığı için evde yatmak epey sıkıyor onu ama yapacak bir şey yok. Bir süre sabredecek. Ben de izin aldım. Sonda çıkana kadar beraber evdeyiz. 

Hastane sürecini anlatmak istiyorum. Maalesef sağlık sistemine, doktorlara olan güvenim kökten sarsıldı. Babam emekli ve sağlık güvencesi var, ama ameliyat robotla olduğu için devletin karşılamadığı bir miktar var, 4 bin lira robotun kolları için üniversiteye bağış yapmak durumunda kaldık. Bunu zaten doktorumuz ilk muayeneye gittiğimizde söylemişti, biz de bunu kabul etmiş ve parayı ayarlamıştık ablamlarla beraber. Hastaneye yatış yaptığımız gece saat 22:00 civarında doktor babama haber göndermiş. Eğer ameliyatın tümüne kendi doktorunuzun girmesini istiyorsanız 2000 lira daha yatırmanız gerekiyor diye. Babam zaten sıkıntıda maddi konuda bize yük olduğunu düşündüğü için. Ameliyat olacağının önceki gecesi böyle bir şey söylenir mi hastaya. Adam tabi epey sıkıldı, stres yaşadı. Ben babamın yanlış anladığını düşündüm önce. Sabah gittiğimizde öğrendik ki, doğruymuş. Eğer ameliyatın tümünü doktorun yapmasını istiyorsak doktora prim yatırmamız gerekiyormuş. Doktor geldi, gayet rahat bir şekilde bunu söyledi. Biz de bunu bize söylememiştiniz dediğimizde "o zaman hiç sıkmayın kendinizi, yatırmayın parayı, ben ameliyatın kritik noktalarında bulunurum" dedi. İnanın, insan ne yapacağını, ne diyeceğini şaşırıyor. Bir yandan birkaç saat sonra ameliyata girecek doktora ne söyleyeceğini, nasıl söyleyeceğini şaşırıyorsun, çünkü adam babamı ameliyat edecek, onun ellerinde her şey, bir yandan da yaşadığın siniri, yapılan saçmalığı haykırmak istiyorsun ama kendini tutmak zorundasın. Ne demek ameliyatın kritik noktalarına ben girerim. Ameliyat robotla yapılan bir ameliyat. Bu robotun eğitimini almış sınırlı sayıda insan var. Yani ameliyatın tümü kritik ve bizzat ehil kişilerce yapılması gerekli. Yani doktor başlayacak, açacak, içine girecek, sonra bu işin acemisi insanlara bırakacak, kritik bir şey olursa müdahale mi edecek? Bu nasıl bir sistem? Neyse el mahkum, kabul ettik. Tamamına siz girin, parayı yatıracağız dedik. Ameliyat güya sabah olacaktı. Saat 12:00 gibi babamı ameliyathaneye aldılar. Saat 14:00 da doktoru ameliyathaneye yeni girerken gördüğümüzde şok geçirdik tabi. Meğer işi çıkmışmış, yeni giriyormuş. Saat 15:30'da bitti ameliyat. Doktor çıkar çıkmaz parasını yatırıp yatırmadığımızla ilgilendi. O sırada para yatırmaya gittik ve bir sürpriz daha. 900 lira daha çıktı veznede yatırmamız gereken. Sabrımıza son noktayı da bu 900 lira koydu. Resmen sinirden çıldırdım. Doktora gittim açık açık konuştum. Baştan her şeyi konuştuğumuzu, sadece 4000 lira gerektiğini, kardeşlerimle birlikte bu parayı topladığımızı, ameliyat olacağı gece 2000 bin lira daha istediğini, bunu da borç harç topladığımızı, değil 2900 lira 2002 lira bile veremeyeceğimizi, bunun insanların çaresiz durumundan faydalanmak olduğunu söyledim. Doktor güldü ve tamam 2 bin lirayı da yatırmayın, iptal ettirin dedi. Gerçekten insanı perişan ediyor bu durumlar. Sonuç olarak, doktor 2 bin lirayı da iptal ettirdi. Ama yapılanları düşündükçe insanlara olan güvenim, doktorlara olan güvenim tamamen yok oldu. 

Bu prim sistemi dedikleri sisteme göre, öğretim görevlisine mesai saatleri dışında ameliyat için, muayene için ekstra ücret ödüyorsunuz. Ama işin sarsıcı kısmı şuydu. Doktorumuz, mesai saatleri içinde yapacağı ameliyatı bilerek ve planlayarak erteledi. Saat 12:00'da ameliyathaneye aldığı hastayı 2 saat narkoz vererek bekletti ve saat 14:00'da ameliyata girdi. Ve mesai saati  bitimi olan 15:00 dan yalnızca yarım saat sonra da ameliyat bitti. Yani mesai saatlerinin dışına kaydırıldı ameliyat böylece. Yani yapılan iş kurallara uydurulmuş oldu. Yarın bir gün sen şikayet falan edersen, hayır mesai saatinin dışında ameliyat yaptım ben diyebilmek için. 

Doktor-hasta ilişkisi güvene dayalı olmalı. Babam hastaneye yattığı gece bizim doktora olan güvenimiz sıfırlandı. Ve ertesi gün zerre kadar güven duymadığımız doktorumuza babamızı teslim ettik. İşinin ehli olabilir, o konuda uzman olabilir. Ancak yaptığı ufak hesaplar, hastayı hasta olarak değil müşteri olarak gören zihniyeti tüm güveni sarstı. Acaba ameliyatın tümüne girecek mi, acaba öğrencilere bırakır mı, soruları arasında ameliyathane kapısında bekledik. 

Pazartesi gecesi babam yoğun bakımda kaldı. Sonrasında bir gece hastanede kaldık ve ertesi gün taburcu olduk. Açık ameliyatla kıyaslanamayacak bir iyileşme süreci bu. Sonuç olarak şimdilik her şey yolunda. Umarım pataloji sonuçları da güzel çıkar ve bu illetten kurtulmuş oluruz. 

12 yorum :

  1. Kitapsız Kedi, ameliyatın iyi geçmesine ve babanın iyi olmasına çok sevindim...umarım sonuçlar da çok çok iyi çıkar ve bir daha böyle şeyler yaşamak zorunda kalmazsınız. Yazını okurken gerçekten içim sıkıldı, ruhum daraldı. Biz doktorlara canımızı emanet ediyoruz ama onlar bu canlara para olarak bakıyorlar, malesef üniversite hastanelerinde bunu hep yapıyorlar ki ben parayı aldıkları halde yine de ameliyatın tamamını doktorun kendisinin yaptığından şüpheleniyorum her zaman. Ama sen içini ferah tut, geçti gitti, inanıyorum ki her şey çok güzel olacak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de hala şüpheliyim zaten tamamını kendisinin yaptığından. Umarım Burcu, umarım güzel olur her şey.

      Sil
  2. Baban bir an önce Urlada ki bahçesine kavuşsun diye duacıyım, sizin gibi kızları olduğu için çok şanslı...
    Benim babam kontrol için gittiği doktordan hemen yarın ameliyat olması ölebileceği haberini aldığı o kara günüm aklıma geldi...devlet hastanesiydi ama yarın ölebilir dediği hastadan 20 bin lira istedi...bir kuruş inmem dedi...o gün en çaresiz kaldığım gündü,babamın hayatı için 20 bin lira hem de hemen...düğünde takılmış altınlarımı sattım,borç istedim...
    parayı aldı, para sayma makinasında saydı,babanızın hayatta kalma şansı yüzde elli dedi...
    insan nelerle karşılaşıyor, nasıl yaşamaya devam edebiliyor,ameliyat boyunca çektiğim acıları nasıl unuttum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :( İnsanları yaşatırken vicdanlarını öldürüyorlar sanırım. İnsan kahroluyor böyle şeylerle karşılaşınca.

      Sil
  3. Geçmişler olsun, en kısa zamanda sağlığına kavuşsun inşallah ♥

    Doktorlarla ve hastanelerle ilgili durum ise malesef böyle... Ancak ben biraz da onların açısından bakmak istiyorum (ki bu bakışım kesinlikle olanları savunmak için değildir). O kadar yıl eğitim alıyorlar, o kadar riskli ve stresli bir işleri var. Hem fiziksel hem de psikolojik bir olarak ağır bir iş... Devlet bu iş karşılığında nasıl bir maaş veriyor? Sanırım özel sektörde haybeden bir işte çalışan bizlerin maaşlarından çok daha az... Çok üzücü, çok yanlış... İşleri bu duruma getirenin, tamamen devletin sağlık politikası olduğunu düşünüyorum. Doktorlara versin adam gibi maaşlar, adam gibi saygın muamele, adam gibi günlük hasta bakım sayıları... İşte ancak o zaman hem hizmet kalitesi yükselir, hem de bu gibi usulsüzlüklerinin önüne geçilebilir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Kızlı Erkekli Kedili. Ben de kesinlikle seninle hemfikirim. Bu kesinlikle devletin sağlık politikasındaki yanlışlıktan kaynaklanıyor. Hem hastaların, hem doktorların mağdur oldukları bir sağlık sistemi. Elbette doktorluk zor bir iş ancak mal alıp satmıyorlar, ticaret yapmıyorlar, söz konusu olan insan sağlığı.

      Sil
  4. Çok geçmiş olsun; dilerim pataloji sonuçları da sizin yüzünüzü güldürecek şekilde çıkar. Hastaneler ve doktorlar konusuna ise hiç girmek bile istemiyorum. Çünkü içten kokuşmaya başlamış bir sağlık sistemine sahibiz:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Shingetsu'nun Pisili Dükkanı. Maalesef, sağlık sistemimiz diğer sistemlerimiz gibi kokuşmuş. Ülkemin halinden utanıyorum ciddi anlamda.

      Sil
  5. Geçmiş olsun, çok üzüldüm sıkıntı yaşamanıza ama umarım bundan sonrası dertsiz sıkıntısız geçecek ve baban sağlığına kavuşacak inanıyorum ben.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Ceren. Ben de iyi olacağına inanıyorum.

      Sil
  6. okurken dehşete kapıldım :( çok geçmiş olsun

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...